
Ödeme günü geldiğinde hesaplaşmalar hep ağır olmuştu. Yıkım emri verir gibi dimdik karşısında durmaya çalıştığım geçmişim; sanki başına gelecekleri biliyormuş gibi, kinayeli bakışlarıyla tepeden tırnağa alaycı alaycı süzüyordu beni. Üstümdekiler eskiydi ve ona tanıdık gelen kokumu duyamaz olmuştum. Kokular birbirine geçmiş anlamsız paragraflar gibiydi artık. Fiziksel yorgunluğumu bir kenara bırakıp, yola devam etmem için emirler yağdıran geleceğim, beni çağırıyordu. Ya da ben öyle olduğunu düşünerek kendimi rahatlatıyordum sadece. Kalıplaşmış cümlelerden uzak, insanların birbirlerine yalnızca göz göze gelebildikleri ve gerçekten görebildikleri için selam verme nezaketini gösterdikleri o yere gitmeye hazırdım artık. Kendi ütopyamı başkalarınınki yapma özverisini gösterebilecek güç gösterilerinin zamanıydı. Egom; kendi yerine karar verme ve benden bağımsız hareket edebilme özgürlüğünü kazanmak için çok çalışmıştı. Ödül vakti gelmişti…Sonuç olarak bunca yıldır ayakta kalmamı sağlayan kendisi değil miydi? Karşılık bekleyen gözlerle bakanların sayısı ikiye katlandı. Geçmişim yenik, egom galip çıkmıştı bu savaştan ve ben hiçbir şeyden haberi yok gibi davranan ama aslında işin tüm pisliklerini bünyesinde barındıran leş siyasetçiler gibi durup, bütün politik bakışımla bu savaşta birbirlerini yok etme çabalarını kararlılıkla izleyen olmuştum. Bavulları taşıma
vakti. Aykırılıklar, hissizlikler, eylemsizlikler vinç altında kalmayı hak edenler oldular. Güvensizlik, şüphe ve arzular ise; benimle birlikte gelmeye gönüllü olanlar. Onlarsız bu yolculuğun hiçbir önemi yok. Onlar her harpten canlı olarak çıkmayı başardılar çünkü. Gün doğmak üzere ve yola çıkma zamanı .Yerine gelecek yapıyı çok merak ediyorum geçmiş. Belki yıllar sonra döner ve nasıl değişmişsin diye bir uğrarım. Ama havaya girme sakın. Çünkü bizim dostluğumuz öyle senelerce konuşmayıp, karşılaştıklarında bir gün evvel ayrılmışlar gibi olanlarınkinden değil. Çok acı verdin ve cezanı çekmelisin. Adalet böyle işlerse öğrenebilirsin, ayakta kalmayı. Bunu söylemekten nefret etsem de bunca yıllık hukukun ardından sana tek diyebileceğim iyi şanslar!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder