
Uyandım saat 12.00 tabii ki Doğa'nın telefonuyla. Ben insomniac o erkenci. Böyle miydi yıllar evvel hayır! Ben erkenciydim o keyifçi.
Garip garip rüyalar gördüm bır kısmı aklımda, kalanı gün içinde çağrışa çağrışa gelir biliyorum daha önce de olmuşluğu var. Bir Türk kahvesi için neler vermezdim şu anda....
Eski sevgili rüyalarını bilir misiniz? Saçma sapan zamanlarda gördüklerinizi ama, hani onun için yanıp tutuşurken sizinle olmadığı zamanlardakileri demiyorum. Onunla hiç alakanızın kalmadığı zamanlardakileri diyorum. Nasıl da gerçek gibidir o rüyalar. Sanki sabah kalktığınızda telefon çalacak ve hiçbirşey değişmemiş gibi hayat akıp gidecek sanırsınız.Ama yoo işin aslı öyle değil. İşin aslı bence şu; bilinçaltında onu aslında affetmek isteği. Yoksa durup dururken dehlizlere attığın adamı ne diye görüyorsun di mi rüyanda. Benim affetmediğim kimse yok kardeşim. Hayatım boyunca da tepki aldım bu tavrımdan dolayı. Özellikle de geleneksel kız toplantılarında. Hayatta herşey karşılıklıdır. Kötü bir bitiş sizi belki de mükemmel bir ilişkiye hazırlar. Kimse on numara değildir. Karşınızdakini hatalarıyla sevmeyi öğrenin. Kimse kimseye ait değildir bu hayatta unutmayın. Savaşmak istediğiniz sürece savaşın ama özünüzde pes etmeliyim alarmını duyduğunuz anda bırakın. Sonrası eziyet sonrası keder çünkü....Davranış şekilleri karşılıklı olmalıysa da sevgi karşılıklı değildir. Sevgi kişiye özeldir, çok büyük olmasına rağmen paylaşılmaz aslında. Yılların kandırmacasıdır söylenenler. Tek başınıza kocaman severseniz sonunda kimseyi suçlamak zorunda da kalmazsınız. Bu insan egosu olduktan sonra kendimizi çok çabuk affedebiliriz.Yakında 14 Şubat....Bu konuya ayrıca değineceğim...Gün içinde görüşürüz.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder