
dürüst_lük kisvesi altına özenle saklanmış koca yalanlar;
bir fotoğrafın kadrajına sığmazlar
gördüğün renkler
işittiğin nidalar ve bir o kadar
alışılmışın dışında
savrulan
-aşk-ın-ın
ilizyonist gölgesi
kandırırken gövdeni
ne kızıl yapraklı bir ağacın
yok olduğunu sandığın zamanki
duygusallığın
ne tapıyorum dediğin kadınlık
ne de safi zannettiğim nefesin
bir balona konup gönderilmişcesine
hiç işitilmemişcesine
ve büyük yalnızlığın
kimsenin paylaşamadığı
sanal gerçeklerin
görünen duvarlarında
türemez duyguları'nın
açıklığını_
bilmekten hicap duyduracak bana
keşke dedirtecek
ve o keşke
maalesef
olumlu betimlemelerle bitmeyecek
noktası virgülü ve geçmişiyle
güzel mi?
yalan mı?
yakıldı sevgin
ve küllerini
istanbul boğazının
gri mavi denizine gözyaşlarımla boşalttım...
_hoşçakal_
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder